Kel Şarkıcı
Kel Şarkıcı oyunu absürt tiyatronun en önemli yazarı Eugène Ionesco tarafından 1950’de yazılıp 1957’de tekrar ele alınmış, bu tarihten günümüze kadar dünyanın her yerinde her dönemde oynanmıştır. Oyun II. Dünya Savaşını izleyen yıllarda yeni arayışların içinden çıkan Anti Tiyatro’nun, yani
Batı
Fransız yazar Rémi De Vos tarafından 2003’de yazılmış olan "Batı", ilişkileri gittikçe dibe vuran bir çiftin hikayesini anlatırken, Avrupa’da yükselen aşırı sağın sıradan insanları nasıl dönüştürdüğünü irdeliyor. "Ölümü seviyorum. Öyle mi? Bunu sana söyleten ne? Ben savaştan yanayım, herkes gebersin, bu tip şeyler. Öyle
Vicdani’nin İçinde Bir Hissikablelvuku
Haldun Taner’in "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım" eserinden yola çıkılan oyunda Türkiye’nin çeşitli dönemlerinin, çeşitli koşullandırma evrelerinin kurbanı Vicdani isimli bir küçük ezik adamın acı komedyası, Commedia dell’arte maskelerinden ilhamla yapılmış yarım komedya maskeleriyle sahnelenmektedir. Bedenler arasında kurulan ilişkiyi seyirlik bir
Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit
Roman Hakkında: "Gerçekleşmeyen düşler, aralarında doğup büyüdüğüm insanları paramparça etti… Kente ayak uydurabilmek için boğuşup durdum. Her yanım yara bere içinde kaldı. Boğuşurken birlikte doğup büyüdüğüm insanlardan ayrı düştüm. Ama kendi öz değerlerimi, dilimi ve o insanların durulmaz bir coşkuyla bana
Jacques ile Efendisi
Milan Kundera, Diderot’nun "Kaderci Jacques ve Efendisi" romanını "ardan ve otosansürden azade bir özgürlük ve duyguların ardına saklanmayan bir patlama" olarak tanımlıyor. "Jacques ile Efendisi", üç farklı aşk öyküsünden hareketle yerleşik ahlâk değerlerini sorgularken, dostluğu, güveni, kıskançlığı, nefreti de sorguluyor.
Düğün
"Düğün" ya da "Küçük Burjuva Düğünü", Bertolt Brecht’in ilk dönem tek perdelik oyunlarından biridir. Oyun, orta sınıf bir çiftin düğün yemeği sırasında geçen olayları konu alır. Yemek boyunca küçük burjuva bir ailenin arasındaki ilişkileri izleriz. Bu sayede yazarın asıl işaret
Trom
"Sahnede ve hayatta kendisi olmayı" mesele edinen bir oyuncu Roland Topor’un "Masanın Altında" adlı oyun metnini tek başına anlatmaya karar verir. Zira oyuncu, bu oyunun baş karakterini kendine benzetmektedir. Oyuncu, sahnede hünerlerini kullanarak, kendi hayalindeki "Masanın Altında" oyununu seyircilere anlatmaya
Panopticon
Hem sistem araçlarınca her an gözetlendiğimiz, hem de elimizin altındaki sosyal araçlarla birbirimizi gözetlediğimiz çağa dair performatif bir tanıklık. Beş denek kadın kapatıldıkları ve konuşmanın yasak olduğu bir mekanda bedenleri aracılığıyla iletişim kurarken, biz de aralarındaki gerilimin artışına şahit olacağız.