Kapat
Arama yapmak için en az bir kelime giriniz.

Tiyatro

Rağmen birinin hikâyesi DİSKO TOPU Ben bir yıldızdım. Adiydim. Bir tesadüftüm. Yanlıştım. Bir kazaydım. Uğursuzdum. Bir belaydım. Felakettim. Bir yangındım. Küldüm. Bir sestim. Duyulmazdım. Bir kırıntıydım. Yokluktum. Bir lekeydim. Ayıptım. Bir soruydum. Yarımdım. Bir duvardım. Çatlaktım. Bir ağaçtım. Oyuktum. Bir çiçektim. Kayıptım. Bir yoldum. Gidilmezdim. Bir dikendim. Acıttım. Bir

Hakikati söylemek, söylendiğinde risk veya tehlike barındıran; egemen olana ya da genel bir görüşe rağmen hakikati söylemek şeklinde tanımlanır. Korku, ihtiyaç, arzu, mahremiyet, şiddet, masumiyet üzerine masa başında yaptığımız çalışmalar ardından bu kavramları fiziksel anlatı ve imajlar aracılığıyla sahneye taşıdık. Hakikati

İnsanın etrafında görmek istemediği, fırlatıp atmak, kurtulmak istediği şeydir çöp. Şehrin çöplüğü, kimse görmesin diye her zaman şehrin dışında yer alır. Peki gerçekte, orada her şey değersiz midir? Başka bir değere dönüşemez mi? Afet & Diana’nın hikayesi iki kadının bir çöplükte

"Bernarda", Federico Garcia Lorca'nın ünlü eseri “Bernarda Alba'nın Evi” adlı oyundan yola çıkılarak Pelin Temur tarafından yeniden yazılmış tek kişilik yeni bir tiyatro metnidir. Bernarda, ev içinde yas ilan ederek kurduğu otorite ile bildiğimiz tüm baskıcı rejimlerin küçük bir modelini

BGST Tiyatro, 1936-1976 yılları arasında yaşamış; yazar, çevirmen ve radyo programcısı Sevgi Soysal’ın yaşam öyküsünü merkeze alan yeni oyunuyla seyirci karşısında. İki perdelik oyunda Sevgi Soysal kanser tedavisi için gittiği Londra’da kitaplarındaki karakterler vasıtası ile hem kendi geçmişine hem de

Hep doğruları yaptığımı düşündüm. Pek de doğru gelmiyor şimdi doğrusu. Herkesle, her şeyle olan mesafem uzuyor. Her şeyler, herkesler geldikçe bana doğru, bu bana doğru gelmiyor hiç. Ailemiz, tüm bireyleriyle bir arada hep. Ne olursa olsun. Tüm doğrular bizimle. Biz orada olmasak

"Yok, o geceden beri bir rahatladım ama içim de sanki daha tam soğumadı.  Anlamıyom, öfkem öylece alaftan top gibi duruyomuş içimde. Acık soğudu. Amma bazı bazı yine fena oluyom. O geceden beridir bir şey yapıştı. Kafam durmuyo, ha bire çalışıyo.

Fiziksel Tiyatro Araştırmaları, Fiziksel Tiyatro ve Komedi Okulu bünyesinde bir araya geldi. Jacques Lecoq pedagojisini temel alan bir eğitimin sonunda clown, fiziksel hikâye anlatıcılığı, maske oyunculuğu, bufon, grotesk oyunculuk gibi farklı stilleri harmanlayan bir deneme olarak “Şatonun Altında” oyunu ortaya

Başkarakterimiz olan Mustafa, kırklı yaşlardadır. Yıllar önce ilk kez göğüsten yukarı çekilmiş bir fotoğrafından gördüğü babasına benzemektedir. Ya da benzediğini düşünmektedir. Aslında benzemeyi istemektedir. Babası boylu posludur, aynı onun gibi…(!) Mustafa’nın çocukluğundan beri alışageldiği hayatı bir amcanın elinde başka bir